26 Ağustos 2019 Pazartesi

GÜNCE: ÇET'İN ARDINDAN

Ne mutlu bize ki, topu topu 2 gün ve toplam 1,5 saat kendisini tanımış bulunmakla kalmayıp, kendisine hayran olduk. Şükürler olsun!
Sinem'imizin kayınpederi, Niyazi'mizin babasi ve aslında hepimizin babası dünya güzeli bir insanı daha yitirdik 1 Ağustos 2019'da.
Sayın, sevgili, baba, güzel insan ve efsane Çetin Yavuz.
Toprağın bol olsun...
Dünya da bir gün senin gibi, senin kadar kadar efsane olsun!




GÜNCE: FERİT'İMİN ARDINDAN

Ferit...
Feridim...
Yıllar yıllar önce birbirimizi bulmamiz...
Hiç olduğumuz bu küçücük dünyada birbirimizin sevinci, umudu, heyecanı ve dostu olmamız...
Kelimelerin donduğu hayatın durduğu yerdeyim sabahtan beri.
Acilarindan kurtuldun ve uçmaktan korkarken melek oldun bak!
Artik kilometrelerle, mesafelerle, trenlerle değil sadece sevgiyle bulusucaz seninle... sabahtan beri benimle konuşuyorsun, sesini duyuyorum. Biz hepimiz yine birlikte olacağiz, ayakta duracağiz ve seninle gülümseyeceğiz.
Senin de hep dediğin gibi evrenin derinliklerinde sevginin olduğu her yerde her zaman buluşacağız.
Değil mi?


GÜNCE: KEŞKE'Lİ İNSANLAR


Açtim tv'yi big bang theory var. Penny'i çok seviyorum ben ya. O kadar yaninda komplekslere girebileceği -öyle veya bòyle- insan varken bu kadar dürust samimi ve uyumlu olmasi onu harika kılıyor bence.
Keske tipki bugün gordugum gorustugum guzel insanlar ve tv'deki şu penny karakteri gibi herkes, her şeyden önce hiç olduğunun farkina varabilse...
Herkes kendini önce bir hiç olarak görüp ve sonra da o şekilde kabul edip sevebilse, egolarını yenebilse, onu bunu kiskanmayi ondan önce kiskanmiyorum demeyi birakabilse... yani once kendini kandirmayi biraksa insan evet bir sure oldugu seyle yuzlesmek ve bunu kabullenmek aci verecek ama sonrasi corap söküğü gibi gelecek; yeter ki yanlislarinin farkina varip degismeyi yurekten istesin insan!
Ama bir yandan da bir yerlere gelebilmişse bunu maddi varligi değil insanliği ile koruyabilse...
Gösterişen dedikodudan uzak durabilse, baskalariyla kapismak yerine kendisini gelistirmek ogrenmek affetmek affedilmek ve sevmek icin yasayabilse...
Varlik icinde yaşayan biri birak bir yabanci dil bilmeyi ana dilini duzgun yazabilse, birak cok ulkede fine dining yapmayi bicagin kesen yuzunun tabaga bakmasi gerektigini ve sagda durmasi gerektigini bilecek kadar kültür almiş olsa keske...
Bir bulusmada bir yerlere assolist gibi geç kalmanin degil; vaktinde ve hatta biraz da erken gelmenin saygin oldugunu bilebilse keske...
Felsefeyi tarihi biraktim az biraz cografyadan muzikten kita kulturlerinden haberdar olabilse...
Keske ikiyuzluluk hic olmasa hemen aciga ciksa... keske herkes durusunun arkasinda olsa baskalarindan akil aldikca konusmalari 180 derece degismese... veya içince...
Keske herkes olduğu gibi olabilse...
Keske herkes 80lerde 90larda yasanan ankara dostluklarindan biraz kendine pay alabilse...
Bugun gordugum ve cok ozledigim tum guzel insanlarin icinde sevgi, sevgiden doğan anlayis ve saygi vardi.
Cunku kim ne derleri, egolari, ben kazanmaliyimlari birakip kendimiz oldugumuz anda sevgi hukmedeceginden zaten herkes kazaniyor.
Hepinize egosuz günler dilerim.
Lütfen mouse kullanamiyor diye götunuzle gulduğunuz o insanlar gibi olmayin elestirildiginizde inkar etmeyin ozur dileyebilecek kadar olgun olun ve cevirtmeyin veya aynisini kendiniz yaptiginiz halde bir baskasi yaptiginda ayip etmis vay terbiyesiz gibi soylemlerde bulunmayin cunku kendi kendinize götunuzle guluyor oluyorsunuz ve kendinizi de kisiliginizi de durusunuzu da unufak ediyorsunuz gozlerde.
Bi Arya Stark, bi Jon Snow olmak varken, bi khalesi olmayin işte lan!


GÜNCE: HOCAMIN ARDINDAN

Aci büyük olunca ne yazsan yaz düdük oluyor.
Geçen ay Feride, bu ay Iskender...
Seninle geçen sene vedalastık aslında canım Gollum'um... Balkan'ımın isim babası.
Anilarımız, paylaştıklarimız, kahkahalarımız, hüzünlerimiz, tartısmalarimız, gözyaşlarımız, birlikte söylediğimiz şarkılar, oynadığimiz oyunlar, bize pauslu açıklamalarla izlettiğin filmler, okuduğun şiirler, gittiğimiz düğünler, barlar, meyhaneler, aşıri başarılı travesti oyunumuz, güzel annene yemeğe giduşimiz, sabahın köründe aptal Dikmen'e gelip Balkan'la top oynayışın, binadaki trenimuz, Kızilay köprüsünde dişlerini temizlemem icin çıkartıp elime verişin, sabahlamalarimız, kedilerimiz, mezarlıktaki yatak, 100 yıllık bulasıkların, şeftalimiz, dostluğumuz, haykırişlarimiz, ermanı yakıp bira dökmemiz, bize ozel hissettirmek için tüm ayliğıni sunmaya çalisman... canım benim ya... yasadiklarimiz yaz yaz bitmez ki...
Ne özel, ne güzel insandın sen Iskender Küçük
Hayatımın çok büyük, çok önemli bir bölümüydün sen.
Ne kutsal değerler öğrettin bana.
Sayende tanidığim tüm güzel insanlar ve o insanlar sayesinde tanıdiğım digerleri de cabası...
Hayatimdaki en güzel değerleri senden öğrendim ben.
Onur, dürüstluk ve samimiyet ve ne pahasına olursa olsun bu ücünden asla ödün vermemek...
Kemoterapiye karşı bir sigara yakmadan önce hepimize iyi insan olmanın meşalesini yakmistin zaten... iyi ki vardın ve hep de var olacaksin.
5 dakikalık hayatta ben de inatla duruşumu bozmadan, kendim gibi hayatta kalmaya devam edeceğim ayni beni ben yaptığın şekilde...
Sevgi ve ışikla uğurlar olurken sana, sen yine de dikkat et; yerler mermer!