16 Mart 2017 Perşembe

GÜNCE: "Içtenlikle ve Sonsuza Dek" Hediye Ettiği Uyduruk Bir Yüzüğü Geri İsteyebilen Adamımsı

Hırsindandir o. Kendiyle barışamamasindan veya acizliğinden... O sebeple de bilemez karşisındakinin o yüzüge evlilik yüzüğü gibi, tek taş gibi, tam tur gibi gösterişen ve madden değil; manen dünyalar kadar değer verdiğini...
Ki konumuz bu değil.
Orta dünyada yaşamıyor ve ortak bilince çok da dahil olmuyorsak, büyü bizleri etkileyebilir mi? Bir yerlerden büyü bulmak; evinden, dolaplarindan, yatağının altindan ne kadar saçma değil mi? Kimse hakkında kötüluk düsünmeyen, kimseye beddua etmeyen, rol yapmadan düşündüklerini dürüstce soyleyebilen insan olabilmek neden bu kadar zorunuza gidiyor? Menfi çıkarlar mi? Maddi mi? Keyfi mi yoksa?
Garip bir sekilde annem, yasadigi evin her yanindan buyü buluyor... dedemin bakicisinca ondurulmamak icin yapilan buyuler... kalbi temiz insani etkilemez, bilirim de... ekmegini yedigin bir insanın yuzune gulüp arkasından hinlik cevirmeye calismak, o yokken onun agirina gidecek faturalara ve dedikodulara sebebiyet vermenin altinda yatan asil neden ne?
Insanoğlu gercekten beni hayrete düsürüyor ve pek coğu sınıfta kalıyor... sevgili Sümeyye'm demişti; "aile karması diye bir şey" var diye. Belki de bu yüzden bize yaklaşan herkesi kendimiz gibi bilip kandırılıyoruz ve hatta tabir-i caizse; ayakta zkiliyoruz.
Bunu engellemek icin sayıca az güzel insanları da görmezden gelmek çok saygısız geliyor bana. O yüzden samimice konuşup uzak tutmak en faydalısı. Daha da yalanlarına, ikiyuzluluklerine, sahtekarlıklarına devam ederlerse onlara onların yöntemiyle ama düsturunu bozmadan karşılik vermek belki de... Savcılığa gitmek mesela tacize karşı, işten çıkarmak mesela art niyet ve büyüye karşı... Çok bulaşmadan... Devrederek... Ne de olsa eden daima bulur, ne de olsa evrenin işaretlerini görmek istemeyen daima belasını bulur.
İnsanlar ne zaman bu kadar ikiyüzlu ne zaman bu kadar maddiyatçı oldular anlayamamakla birlikte sayılarının bu ülkede gittikçe artması içler acısı. Yapacak tek şey de zannımca bu sanal kimselerden mümkün olduğunca uzak durup, erdemlerimizle yaşamımızı sürdürmeye devam etmek...
Geçen sevgili Handan ve Serbülent Karuv çiftiyle 80'ler, 90'lar yapmıştık... yine andik bu guzel insanlarla geçmişteki erdemleri... insanlar daha mı cesur daha mi dürüsttü o zaman? Belki aynı boklardı ama sosyal medya diye bir şey yoktu diye düşünsek de, sonuç şu oldu: sistem, para ve çıkar, kişiliği zayif insanlari esir aldı.
Eskiden var mıydı "seni gormeyi çok istiyorum" diyen bi kişinin 20 gün görüsmeyi birak arayip yazmaması? Var mıydi "hastayım ve sadece sana, sevgine kokuna ihtiyacım var" diyen birinin umursanmaması? Var miydı bu kadar cok sana ayri, ona ayri, cevreye ayri, eve ayrı oynayan insan? Var mıydı akla gelmez yalanlarla sevgi kazanmaya çalışan acizler? Var mıydı evine gelip ekmeğini yedigi, sòzde dost göründuğü kişilerin arkasından onursuzca ve sapıkça entrikalar çevirenler? Yoktu la; yoktu! Alem göt oldu!
Bu sebeple dikkatli olun. Cevrenize alacağınız kimseleri gerekirse test edin. Sonraki hüsran insanı kanser bile yapıyor icabında; kendiniz gibi bilmeyin herkesi, aman diyim!
Neyse, 80'ler güzeldi...
                                                            Foto: 80'ler stayla -ŞeB

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder