Sanıyorum Boy'umuzun ölümüyle başladı her şey...
Orada hayata bir dur demek geldi içimden; iftiralara, tacizlere, yalanlara, dolanlara, istemediğim her şeye DUR demek istedim.
Ümit'imizin gitmesiyle birlikte sanıyorum çocukluğumun, ergenliğimin ve iyi niyetimin bir kısmını kaybettim...
Çok kızdım... ama çok da düşündüm...
Çünkü insan karşısındakini kendi gibi bildiği sürece ve iyi niyetliyse daima hüsrana uğruyor; ciddiye alınmıyor ve tekrarlıyor eğer sen gibi değilse karşındaki...
Önce Boy'um intihar etti,
Sonra bana geldiler...
Enerji bu ya; her şey de bir araya, üst üste geldi...
Tüm eski hesaplaşamamışlıklarım...
Sanıyorum ondandı İnan'la 40 dakikalık telefon konuşması
veya ne bileyim; ondandı Köl'ümün bana içten bir paylaşmışlık ve sevgiyle yolladığı duvar yazısı...
Bana güç verdi bunlar hep... ve tabi asla yok sayamayacağım onlarca dostum...
Sonra DUR diyesim geldi
Bunu önce eşimle paylaştım; şu ana kadar kendimi hazmedemediğim, kendime yediremediğim her şeyle birlikte...
Sonra bir anda oluverdi; dur dedim pis bir zatın arada bir bana attığı facebook dışardan kişi mesajlarına...
Çünkü bu tip insanlar sessiz kalmaktan anlamıyor; günler, haftalar, aylar, yıllar sonra yine güç buluyorlar kendilerinde... iyi niyetle 'bak yapma etme'den de anlamıyorlar anladım ki...
Ben de ona onun gibi bir cevap verdim; evet bana yakışmadı belki ama o ben değildi ki; verdiğim nahoş ama dürüst-samimi cevap onu uzak tutacaktır bir ömür boyu eminim...
Veya 1,5 senedir yaşamı bana zehir eden karakter yoksunu zat'a iyi niyetle ''ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün'' dedikçe iflah olmaması onu karısına havale etmeme sebep oldu... normalde yapar mıydım? Hayır; ama insanlar bu kadar çirkin ve sahtekarken, bazen insanlara bildiğiniz gibi değil de, kendileri gibi davranmak lazım.
DUR diyerek, resmen kanserli hücremi attım bedenimden; öyle bir duygu...
Hoş, özür dilemek yerine hangi yalandan girip senaryo kurduysa, çok gülünç şeylerle suçlandım ama aklı olan herkes bilir ki, ne fakirim, ne gücüm dost ayırmaya yeter, ne birinin bilmediğim evine kendisi gibi davetsizce gelmeye onurum ve ne de yuva yıkmaya vicdanım; öyle olsa her şeyi, her şeyin en başında anlatırdım... üstelik detay bile vermedim ki ayıp olmasın diye!!!
Yalanlara ikna olma ihtiyacı duyan kesim ise aynaya bakmadan ailemi, çevremi falan sorgulatmaya kalksa da öğrendik ki ne olduklarını herkes bizden iyi biliyormuş meğer zaten...
Ne aile ama!...
Hep böyle balondu bazı ilişkiler aslında; kitaplardan okur, filmlerden izler, çevremden hayretlerle dinlerdim...
Bu sefer bana denk geldi sadece...
ve DUR dedim özetle...
İyi niyetle kendimi kanser etmek üzere sineye çekip hazmetmemeye karar verdim artık yapılanları... sadece bana da değil; herhangi bir sevdiğime de...
Garip olan, DUR kararım üzerine, enerjinin tüm çekimini üstüme salması; yani neredeyse 'parasız yatılılar geçti oradan, [Cezmi Ersöz alıntısıdır; cahilseniz bilemezsiniz kastettiğimi] o yaban ağrı geçti'... herkes mi aynı anda ağzının payını almaya geldi bilmiyorum ama bildiğim sevgili balık burçlarım.
Gerçek sevgilerimi anladım çünkü...
Köle...
İnan...
Beni ben yaptığınız için (her ne kadar ben, ben olduktan sonra [cesur-dobra-korkusuz-cinsiyet değil insan arayan-olduğu gibi- kıskanılan-doğal-sözünü esirgemeyen] bana katlanamasanız da halen sürdürebildiğimiz sevgi bağımız için) çok teşekkür ederim.
Ben artık beni rahatsız eden hiç bir şeyi alttan alıp iyi niyetle tahammül etmeyeceğim!
Dostlarım, çocuklarım, kocam ve sizler hariç!
Sustukça sıra hep bendeydi. Artık DUR deme zamanı!
https://www.youtube.com/watch?v=aphT4cfso3Y
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder