Hep samimiyete, aydınlığa, düşünüp sorgulamaya, güzellikleri keşfetmeye... çünkü sahtekarlarla oldum olası sıkıntı yaşarım ben.
4 Aralık 2018 Salı
GÜNCE: Gereksiz Linçler ve Erdem
Ekim 2017
Gectigimiz ay bir ogretmenin uygunsuz kiyafetini elestirdim diye sosyal medya ve okul camiasinda linc edildim. Akabinde de gorusup sevdigim bir iki kişi disinda tum okulla sosyal medyadaki ilisigimi kestim.
Gectigimiz aydan önce de bir is gorusmesine gidip izlenimlerimi paylastigim icin sirket bana yorumumu silmem karsiligi is teklif etti. Gayet onursuzca yani...
Iyi ki sosyal medya var degil mi?
Boylece kendisine guvenen veya yaptiklarinin arkasinda durabilen zaten neyse o olmaya devam edip elestirileri ders olarak alirken, "rezil olduk" kaygisi tasiyan, elestiriye gelemeyen ama hatasini da duzeltmek istemeyenler de kendini belli ediyor.
Bir dine inanmak nasil ki bir insani yobaz ve serefsiz yapmiyorsa, Ataturkcu olmak da icki icmek ve okul gibi bir kurumda abartili dekolteyle gezmek degildir.
Inandigimiz degerler; din olsun, Ataturk olsun, ulke olsun, devlet olsun ne olursa olsun sorgusuz sualsiz tartismaya kapali degerler degildir. Aksine, tartismak guzeldir; arastirtir, egitir, dusundurur. Size biri "bu kanuna aykiri" derse uzerine yurumemelisiniz mesela; veya Dersim olayinin derinliklerini bilmeden disardan duyup agziniz acik kalircasina Ataturk'e laf ediliyor diye saskinlikla ve aptalca savunmamalisiniz... cok kucuk duruma dusersiniz aksi taktirde. Once oğrenin; kutsalinizi oğrenin. Sonra zaten uygun ve akla yatkin sekilde hatalarini da savunabilirsiniz o kutsalın...
Kutsalimiz kutsalimizsa bunun derinliklerini de, hatalarini da, uygunsuzlugunu da derinligine bilmeliyiz oyle degil mi; adi ustunde: kutsalimiz!! Siz degerlerinize zaten yurekten inaniyorsaniz arastirir, en dogrusunu bulursunuz ve savunmanizi da ona gore yaparsiniz. Bunun uzerine gelen yorumlar da sizi en fazla egitebilir; rahatsiz ediyorsa orada bir sorun vardir.
Ama fevrice gozu tamamen kapalica bir seyi putlastirarak savunmak olmaz. Savunamayacak duruma dustugunde de "eeeh bu da boyle, nolcak yaa" kafasi olmaz. Sen degerinden eminsen sana viz gelir tiris gider. Kimse degerlerini onaylamak zorunda degil ve herkesin de elestirme veya fikirlerini soyleme hakki var.
En cirkini ise birini linc etmek icin olani abartmak ve yalana basvurmaktir. Neyse ki kanitlarimiz var da, yalancilarin yalanciligini kanitlayabiliyoruz. Bir yerlere gelmek icin yalan soylemeye curret edebilenler utansin.
Kimse benimle ayni fikirde olmak durumunda da degil ama uygunsuz bir sey varsa bu uygunsuzdur. Mufredata aykiri bir sey varsa bu mufredata aykiridir. Kanunsuz bir sey varsa bu kanunsuzdur. Her seyden once bunu kabul etmek ve boyle bir sey olduysa ozur dileyebilmek gerekir. Ustune yurumek degil.
Yapim gereği samimiyeti, durustlugu ve onuru yek tuttugumdan, susmuyorum. Adaletsizlige, serefsizlige, mantiksizliga, hatalara karsi susmuyorum. Benim hatam da bu. Ama bana göre de susmak care degil, zamanla erdemini ve onurunu kaybetmektir. Bu bağlamda bu sehre tasindim diye asla o "goygoy" kafası yasayan, yuzune gulup arkasindan kuyu kazan, yaptiginin arkasinda duramayan veya menfaat icin erdemini satan insanlardan olmayacagim ve bununla da gurur duyuyorum.
Bilin istedim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder