(Boşanmak için evlendiğini iddia eden, karısını sevmeyen ve kişisel menfaat yüzünden evlenen birisiyle tanışmıştım. Aşağıda okuyacaklarınız tabi ki böyle şeref yoksunu sahtekar insanlar için geçerli değil.)
Son hazırlıklar:
-Saç modelini ve makyajını dene
-Gelin çiçeğini hazırlat- siparişini ver
-Ayakkabılarınızı aldıysanız her akşam 2 saat yürümeye başlayın (halının üzerinde)
-Giriş müziğini hazırlayın
-Dans edcekseniz provasını yapın
-Evinize yerleşin, önemli eksikleri tamamlayın
-Fotoğrafçı ayarladıysanız onu teyit edin
-Düğünde araba süsleyecekseniz nasıl süsleneceğine karar verin
-Arabayı kim kullanacaksa detayları konuşun (arabayı o süsleyecek, gelin çiçeğini o alacak vb)
-Düğün günü size yardımcı olacak kişilerle konuşun, plan yapın
-1 gün önce telefonlarınızı kapatın sessiz ve sakin bir gece geçirin
-Sabah uzun ılık bi banyo yapın
-Cok güzel bir kahvaltı yapın, sonra telaştan birşey yiyemeyeceksiniz
-Küçük aksilikler olabilir, görmezden gelin ve özel gününüzü bozmasına izin vermeyin!
-Herkesin huzuruna çıkmadan önce mutlaka en az iki-en çok 5 kadeh için!
-O uzun yolda dik durun, dik yürüyün ve gülümseyin!
********************************************
Amaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
********************************************
‘Evet’ dedikten sonrası asıl önemli olan kısım aslında...
Evlilikte elbette üzüntüler, tartışmalar olacak, bazen o sıkı ‘örgü’ incelecek, ama önemli olan ilmekleri doğru atabilmek!
Mutlu ve sağlıklı bir birliktelik için de bence sadece 3 basit kural var aslında:
1) Karşınızdakini olduğu gibi kabul edin, değiştirmeye çalışmayın!
2) Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi karşınızdakine yapmayın
3) Olumsuz hiçbirşeyi ailenize/eşinize yansıtmayın
Bu 3. maddeyi açmak isterim: olumsuz herşeyi tabi ki eşinizle paylaşmalısınız, artık siz bir ailesiniz! ama bu güvenle eşinizin size söyleyebileceği kendi ailenizdeki olumsuz şeyleri kendi ailenize; ailenizin size söyleyebileceği eşinizle ilgili olumsuz şeyleri de eşinize yansıtmamalısınız... laf getirip götürmemeli ve söylenenlerden gaza gelip etkilenmemelisiniz! ha, ama tüm olumlu demeçleri aktarmanın hatta abartarak söylemenin de çok yapıcı olacağını unutmayın :)
En ufak bir tartışmada bu 3 maddeye geri dönüp gözden geçirirseniz, aslında herşeyin bundan ibaret olduğunu anlayacaksınız.
Eğer küçük detaylara takılırsanız çorapları kirliye atmaması da batar, çantasını psp’nizin yanına koyması da... Önemli olan yatağın yanından kirliye atılması gereken çorapları ve atletleri gülümseyerek toplayabilmektir aslında... çünkü onun hayatta olması, sizin hayatınızda olması çok daha önemlidir çoraplardan... veya unutkanlığına kızmak yerine daha fazla hatırlatabilmektir alışveriş listesindeki maddeleri... hiçbiri gerçek sorun değil inanın! Bütüne odaklanın!
- Kendinizi, (kendinize ait olan değerleri, arkadaşları, ailenizi) eşinizden (ve eşinizin değerlerinden, arkadaşlarından, ailesinden) üstün görmezseniz,
- Her zaman empati yapmayı alışkanlık haline getirip hatalı olduğunuzu anlar anlamaz ne şartta ve ne şekilde olursa olsun özür dileyebilirseniz,
- En kızgın olduğunuz anlarda bile sevginizin üstünlüğünü hatırlayıp sevişmeyi veya kavganın sonunun gelmeyeceğini farkedip kahkahalarla gülmeyi başarabilirseniz ilk iki yılı rahat atlatabilirsiniz demektir.
En fırtınalı geçecek o ilk iki yılı atlatırsanız %60 boşanmazsınız zaten :)
Yukarıdaki 3 maddeyi de hayatınıza uygulamayı başarabilirseniz, aşkınız sevgiyle ve güvenle sürdüğü sürece asla ayrılmaz ve birlikte çok mutlu olursunuz!
Hadi bakalım, hayatınızın yeni bölümünde başarılar!
foto: Yenikent Yolu, Urla - ŞeB

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder